TEMA Vakfı Samsun Atakum Temsilciliği, öğrencilerle birlikte ‘Toprağa Saygı’ yürüyüşü düzenledi

“Erozyonla Mücadele Haftası” kapsamında TEMA Vakfı Samsun Atakum Temsilciliği gönüllüleri, öğrencilerle birlikte “Toprağa Saygı” yürüyüşü gerçekleştirdi.

Atakum Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu’nda bir araya gelen TEMA Vakfı gönüllüleri, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile Bayındır İlkokulu ve Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu öğrencileri, erozyonun ekosisteme verdiği zararları azaltmak adına yürüyerek farkındalık oluşturmak istedi.

Etkinliğe, TEMA Vakfı Samsun İl Temsilcisi Leman Özay, TEMA Uzman Danışmanı Davut Numanoğlu, TEMA Vakfı Atakum İlçe Sorumlusu Habib Alan ve TEMA Vakfı İlkadım İlçe yönetimi de katıldı.

Programda konuşan Özay, şunları söyledi:

“Toprak, karadaki tüm canlıların yaşamını sağlayan ve iklimi düzenleyen bir doğal varlıktır. Böcekler, mantarlar, kuşlar, sürüngenler, memeliler gibi karadaki tüm tüketici canlı gruplarının yaşamı bitkilere bağlıdır. Bitkilerin yaşamı ise kökleriyle tutunabileceği toprağa, topraktaki suya, besin elementlerine ve toprak canlılarına bağlıdır. Başta azot olmak üzere topraktaki çok sayıda besin elementini bitkiler için kullanır hale getiren topraktaki canlılardır. Hatta bitkilerin hastalıklara karşı dirençli, sağlıklı olmasını sağlayan da toprağın erozyona karşı direncini arttıran da toprak canlılarıdır. İçinde canlıların bulunmadığı toprak üretken değildir, ölüdür. Sağlıklı bir kaşık toprakta dünyadaki insan sayısından fazla canlı bulunur. Toprak canlılarının en yoğun olduğu kısım ise organik maddenin en yüksek olduğu topraktır. Ne yazık ki erozyon, onların yaşam ortamı olan üst toprağı alıp götürüyor. Erozyonla birlikte topraktaki biyolojik çeşitlilik ve biyolojik aktivite de giderek azalıyor. Bu nedenle, erozyonla mücadele sadece toprak üretkenliğinin ve sağlığının korunması değil, üzerinde yasattığı bitkilerin ve diğer canlıların yani biyolojik çeşitliliğin de korunması anlamına geliyor.”

Gıda üretiminin giderek çok daha önem kazandığını belirten Özay, “Dünyamızda topraklarımızın sağlığının, üretkenliğinin korunması için tarım arazilerinde, çiftçilerimizin erozyona karşı alabilecekleri önlemler hakkında bilgilendirilmeleri ve erozyon kontrol çalışmaları yapmaya teşvik edilmeleri gerekiyor. Ayrıca, erozyonla bozuluma uğramış tarım toprakları ve meralarda restorasyon çalışmalarının yapılması gerekiyor. Biyolojik çeşitlilik, dünyadaki yaşam çeşitliliğidir. İklimimiz, şifamız, gıdamız ve mirasımızdır. Çeşitlilik ne kadar fazlaysa ekosistemler de o kadar güçlü ve değişen çevre koşullarına karşı çok daha dirençli olur. Bu sebeple, doğanın üretkenliği ile doğanın sağladığı yaşamsal önemi olan hizmetler ve buna bağlı olarak da insan refahı artar. Toprağımızın ve biyolojik çeşitliliğin öneminin farkına varalım, doğayla uyumlu yaşayalım. İklimimizden, gıdamızdan, sağlığımızdan ve mirasımızdan olmayalım. Toprağımıza sahip çıkalım. Unutmayalım ki toprak yoksa yaşam da yok.” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir